Kategori arşivi: İhtiyaç Kredisi

İhtiyaç Kredisinin Avantajları ve Dezavantajları

Günden güne artan ihtiyaçlarınıza yetişemediğiniz de finansal destek arayışlarınız için aklınıza ilk gelen bankalardır. Maddi ihtiyacınızı karşılamak adına ihtiyaç kredisi çekme ve kredi kartı alma arasında gidip geliyorsanız  yazımızı okumaya devam ediniz.  İhtiyaç kredisinin avantajları ve dezavantajlarından bahsederek aklınıza takılan tüm soruları yanıtlayacağız.

Genel olarak bankalar müşterilerine ihtiyaç kredisi için 3 ile 48 aya kadar vade seçeneği sunmaktadır. Bildiğiniz üzere faiz oraları her bankadan bankaya değişiklik gösterdiği gibi kredi tutarı ve vade süresine göre değişiklik göstermektedir. İhtiyaç kredisine başvuru yapmak için banka şubelerine, internet bankacılığına veya bankanın mobil uygulamalarını kullanabilirsiniz.

Kredi notunuzun yüksek olması kredi başvurunuzu olumlu etkileyerek ret cevabı almanızı engelleyecektir. Ek olarak bankanız sizden tahsis ücreti ve hayat sigorta talebinde bulunacaktır. İhtiyacınız olan nakiti ihtiyaç kredisiyle çözebilir, bankaların sağlamış olduğu kredi avantajlarından da yararlanabilirsiniz. Bürokratik bir işlem gerçekleştirmeden çok fazla beklemeden kredi çekerek maddi gereksinimlerinizi karşılayabilirsiniz. Uzun bir süre ödeme imkanına sahip olmak istiyorsanız ihtiyaç kredisi sizler içim hayat kurtarıcı olacaktır.

İhtiyaç Kredisi İçin Kredi Notu Kaç Olmalıdır?

Kredi çekmek sanıldığı kadar kolay değildir, çünkü öncesinde kredi notunuzun yeterli olup olmadığını kesin olarak bilmeniz gerekmektedir.  Kredi notunuz belirlenen aralıklarda değil ise bankalar başvurunuzu kolaylıkla reddedebilir.  Kredi notunuzu öğrenmek için findeks üzerinden, internet bankacılığından, banka şubelerinden veya kısa mesaj yoluyla öğrenebilirsiniz.

Son zamanlarda çıkan ödemeleriniz veya gereksinimleriniz için acil nakde ihtiyaç duyuyorsanız ihtiyaç kredisi kullanabilirsiniz.  İhtiyaç kredisi alabilmek için kredi notunuzun 1100 – 1499 aralığında kredi notuna sahip olmanız gerekmektedir.  1100 puanın altında kredi çekmek için bazı bankalar sizlere ipotek veya kefil koşulu sunmaktadır.

Kredi notunuz 1700 – 1900 aralığında ise tüm bankalardan dilediğiniz gibi kredi çekme hakkına sahip olacaksınız.  Riskli gruba dahilseniz öncelikle kredi notunuzu arttırmalı sonrasına ihtiyaç kredisine başvurmalısınız.  Notunuzu arttırmanın basit yolları vardır. İlk evvela ödemelerimizi nakit yerine kredi kartıyla yapın, faturalarınızı otomatik ödemeye alın ve kullanmadığınız banka hesaplarını kapatın.

İhtiyaç Kredisi En Fazla Ne Kadar Çekilebilir?

Acil nakit ihtiyacınız doğduğunda aklınıza ilk gelecek olan kredi çekmektir. Kişiye özel olarak tasarlanan ihtiyaç kredisine başvurmak istiyorsunuz ancak en fazla ne kadar kredi çekebileceğinizi bilmiyorsunuz.  Bu konuda sizlere aydınlatıcı bir kaç bilgi vermek istiyoruz. Ne kadar kredi çekebilirim sorusuna en doğru cevabı almak istiyorsanız makalemizi okumaya devam ediniz.

Bankalardan çekmek istediğiniz maksimum kredi tutarı yasal kararlarla sınırlandırılmıştır.  Kredi miktarı belgelenmiş aylık geliriniz üzerinden hesaplanmaktadır.  Verilecek olan kredi aylık taksit ödemelerinin toplamının, hane gelirinin yarısını geçmemek üzerine hesaplanır. Dönem dönem bu kısıtlama hakkında farklı güncellemeler yapılsa dahi genel tutum bu yöndedir.

Kredi çekiminde hanenin geliri öne çıkarken, krediyi çeken şahıs ve eşi olarak hesaplanır. Evli değilseniz borç sadece sizin üzerinizden hesaplanacaktır, diğer aile bireylerinin gelirlerine bakılmaz.

İhtiyaç Kredisi Yapılandırma

Her bankanın farklı kriterleri olmasına rağmen genel kanı olarak bankalar ihtiyaç kredisi başvurularında tüketinin maaşı üzerinden hesaplamalar yapmaktadır.  Aylık gelirinizin üzerinden gidilerek ne kadar ihtiyaç kredisi çekebileceğiniz hesaplanırken bankaların bir çoğu aylık gelirin 15 katına kadar krediyi onaylamaktadır. Daha yüksek meblağa söz konusu ise aylık gelirinize ek olan gelirleri belgelendirebilir veya ipotek yoluyla ihtiyaç kredisinin daha yüksek çıkmasını sağlayabilirsiniz.

Herhangi bir gereksinim sonucunda çektiğiniz ihtiyaç kredisini ödemekte zorlanıyorsanız borcunuzu yapılandırarak taksitlendirebilirsiniz.  Kalan borcunuz üzerinden daha uygun faizlerle taksitlendirmeye giderek aylık ödeme miktarınızı düşürebilirsiniz. Kredi yapılandırma yapmadan önce bankaların faiz oranlarınız araştırmanız unutulmaması gereken bir ayrıntıdır çünkü her bankasının faiz oranları değişkenlik gösterir.  Faiz oranlarına ek olarak dosya masraflarını da karşılaştırmalısınız.

Yapılandırma yapmak istiyorsanız önceliğinizi şu an mevcutta bulunan bankadan yana kullanmanız daha iyi olacaktır.  Ancak dilerseniz başka bir banka tarafından da kredi yapılandırma yoluna gidebilirsiniz. Banka tercihinizden sonra mevcut borç üzerinden yeni bir ihtiyaç kredisi çekerek borcunuzu kapatarak, daha rahat bir ödeme koşullarına geçebilirsiniz. Kredi yapılandırma işlemleri ekseriyetle şubelerden yapılmaktadır.

Bedelli Askerlik için Bankalardan Kredi

Zorunlu askerlik görevini bedelli olarak yapmak isteyen kişiler, bu konu hakkında bankalardan bir kampanya oluşturmalarını merak içinde bekliyordu. 2020 yılında güncellenen askerlik sistemiyle birlikte belli bir ücret karşılığında askerlik görevi bedelli olarak yapılıyor.

Bankaların müşterilerine sunduğu ihtiyaç kredi kampanyalarına bir yenisi eklenerek, bedelli askerlik ödemesi de ihtiyaç kredine eklendi. Yeni eklenen kampanya sayesinde bedelli askerlik ödemesini bankalar ayrıcalığıyla yapan müşteriler, nakit ihtiyacını bu sayede rahatlıkla karşılayabiliyorlar.

Bedelli askerlik kredisi özellikle devlet bankaları tarafından verilirken, asker kaçağı olarak görülenler ne yazık ki bu uygulamadan yararlanamıyor. Askerliği tecilli olarak uzatan kişiler bu kampanyadan ihtiyaç kredisi altında yararlanabiliyor.

2020 yılında bedelli askerlikten yararlanmak isteyen kişiler için belirlenen tutar 33.230 TL. Bu tutar enflasyon farkı nedeniyle her yıl değişeceği ve artacağı belirtiliyor. Yeni başlatılan Bedelli Askerlik Kredi yoğunlukla devlet bankaları tarafından veriliyor.

Devlet bankaları hariç bedelli askerlik kredisi veren özel bankalar;

  • Halkbank
  • Vakıfbank
  • ING
  • Ziraat Bankası
  • TEB

Kredi Borcu Ödenmezse Ne Olur?

Bakıldığında kredi ödemelerinin birkaç günlük gecikmesi gayet masum gecikmeler gibi görünse
de tehlike sinyallerinin yanmaya başladığının bir göstergesidir. Durum zaman içinde alışkanlığa
döndükçe bir aylık taksitin ödenmemesi hatta diğer ay iki taksitin aynı anda ödenmesi
sorumluluğunu ortaya çıkarmaktadır. Dar gelirli müşteriler olarak, ilave gelirimiz mevcut değilse iki
taksiti üst üste ödeyemeyeceğimiz net olarak bellidir. Bu durum zaman içinde büyüyerek
ilerlemektedir. Üst üste biriken 2 ya da 3 taksit mevcut olabilmektedir. İlk ay gecikmenizden
itibaren gerek banka sistemi SMS ile sizi bilgilendirmekte, gerekse banka görevlisi gecikmeniz
için sizi arayarak ödeme konusunda hatırlatma yapmaktadır. Durum bu noktaya gelmeden önce
yaşayabileceğiniz mali sıkıntıları göz önünde bulundurarak yapılandırma ya da vadeyi uzatma
talebinde bulunmanız aleyhinize bir durum olup, bir nebze ekonomik durumunuzu rahatlatacaktır.
Ancak, hiçbir girişimde bulunmayıp üst üste üç dönem gecikmede bulunduysanız, sıkıntılı bir
süreçle karşı karşıyasınız demektir.
Üç dönem üst üste gecikmesi gerçekleşene kadar banka görevlisinin ya da banka sisteminin
göndermiş olduğu uyarıları dikkate almakta her zaman fayda vardır. Üç vadenin de ödenmemesi
halinde yasal bir süreçle karşılaşırsınız. Bu zamana kadar gecikmeleriniz neticesinde öncelikle
sistem size gecikme ihbarı gönderecektir. Size gönderilen her bir ihbarın ilave masrafı olacak
olup, bu masraf banka tarafından size yansıtılacaktır. Bu uyarıları kulak arkası yapıp, ödeme
yapmaktan gerek keyfi gerekse mali durum yetersizliği sebebiyle kaçınsanız da, sebebi her ne
olursa olsun yasal süreçle karşılaşacaksınız. Bu yasal süreçte kredi borcunuz kat edilerek sizden
talep edilir yani ortada banka ile anlaşmaya varmış olduğunuz bir ödeme planı kalmamıştır. Yasal
sürecin başlangıcına kadar gecikme faizi ile cezalandırılırken, yasal sürecin başlaması ile birlikte
yasal faizden daha yüksek olan temerrüt faizi ile karşılaşacaksınız.
Durum, illa ki avukata intikal etmiş olacaktır. Banka, borcunuzu gönüllü ödemediğinizi düşünerek
sizi icrai yollara sevk edecektir. Kredinizin teminatı olarak kefil beyan etmişseniz, öncelikle
kefilden bu borcun ödenmesi istenecektir. Ayrıca, kredi teminatında ipotek, araç rehni vb maddi
teminatlar varsa, bu teminatlar zaman içinde paraya dönüştürülerek borcunuzdan mahsup
edilecektir. Bu kadar borç ve faizin üzerine ilave olarak bir de avukat vekalet ücreti ve icra dosya
harcı eklenecektir.

Gelir Belgesi olmadan Kredi Çekebilir miyim?

Günümüzde en çok tercih edilen ekonomik ürünleri başında gıda ihtiyaçlarımızdan
sonra kredi ihtiyacımız gelmektedir. Kredi ve kredi benzeri ürünler kişilere çeşitli
faydalar sağlarken, bankalar da aralarındaki rekabeti artırmak açısından bu ürünleri
çeşitlendirmişlerdir.
Bankalar, kredi verirlerken başvuruda bulunan kişilerden bir takım şartları yerine
getirmelerini istemektedirler. Kişilere kredi imkanı sağlayan bankalar, öncelikle gelir
belgelerini dikkate almaktadırlar. Gelir belgesi adını verdiğimiz belge, bizim aylık
gelirimizi gösteren resmi bir belgedir. Bu belge maaş bordrosu olabilir, aylık kira
gelirinizi gösteren kira kontratı olabilir, vs. Bankanın gelir belgesi istemesindeki temel
sebep, verdiği kredinin aylık ödemelerinin nereden nasıl yapılacağını görmek
istemesindendir. Geliri olmayan bir kişiye verilen kredi, haliyle geri ödenmeyecektir.
Bankalar, gelir belgesi beyanından sonra, müşterilerin kredi notları neticesinde tahsis
edilen kredilerini ya teminatsız ya da kefalet gibi teminatlarla müşterilerine
kullandırmaktadırlar. Kısacası gelir belgesi, bankalar için çok önemli bir belgedir.
Bu kadar anlattınız, peki gelir belgesi olmadan kredi çekilir mi hala yanıtlamadınız
diyen arkadaşlarımı duyar gibiyim. Sorunun cevabı aslında gayet basit. Evet, gelir
belgesi olmadan da kredi kullanmanız mümkün ve çok doğal. Düşünün ki bir
işyerinde çalışıyorken banka tarafından size ek hesap, kredi kartı, nakit kredi gibi
ürünler tahsis edildi. Biliyoruz ki ek hesap ve kredi kartı da bir çeşit kredi türüdür.
belirli bir zaman sonunda diyelim ki işsiz kaldınız ve nakde ihtiyacınız ortaya çıktı.
Ama gelir belgesi beyan edemediğiniz için, bankalar size kredi vermekten çekiniyor.
Kredi puanınız yeterli olduğu halde, kredi talebinizi olumlu yanıtlamıyorlar. Ama
işleriniz burada bitmiyor. Bankanın size önceki dönemlerde vermiş olduğu bir kredi
kartı var elinizde. Bu karttan, kartınızın limit dahilinde taksitli nakit avans işlemi
yaparak nakit kredi kullanabilirsiniz. Farklı bir çözüm bulmak istersek eğer, banka
geçmiş dönemlerde size ek hesap tahsisi yaptı ancak siz bu hesabı hiç kullanmadınız.
İhtiyacınız olduğu bu anda ek hesap limitinizin tamamı kadar hesabınızdan para
çekmeniz mümkün. Haliyle bankalar gelir belgesiz kredi vermektelerdir.
İlla ki, ben daha yüksek tutarda ve daha uzun vadede kredi kullanmak istiyorum
diyorsanız eğer, banka tarafından tanınmanızla birlikte çok doğru bir kefil ile kredi
kullanmanız mümkün olabiliyor. Ama bu durumun ilk şartı tabi ki kredi notunuzun
yüksek olmasıdır. Burada dikkat edilmesi gereken farklı bir husus bulunmaktadır;
gelir belgesiz kredi, normal kredi faiz oranından daha yüksek faiz oranına sahiptir.
Halk Bankası, İş Bankası, Yapı Kredi Bankası, Denizbank, ING Bank, Finans Bank,
belgesiz kredi veren bankaların başında yer almaktadırlar. Bu bankalardan SMS ile ya
da internet bankacılığı aracılığı ile kredi kullanmanız hem mümkün hem de çok
kolaydır.

Banka Borçlarında Eş Sorumlu mudur?

Günümüzde kredi ya da kredi kartı kullanmayan kişi sayısı neredeyse yok denecek kadar
az! Hemen hemen ortalama her yüz kişiden 95 i kredi kartı kullanmaktayken, bu
kişilerden en az yüzde seksen diyebileceğimiz sayıda ise kredi kartına bağımlılık
mevcuttur.
İstatistiksel verilerin gösterdiği rakamlar sonucunda bireylerin krediye, nakit paraya ya da
ilave gelire ihtiyaçları olduğu gayet açıktır. Kredi kullanımının sürekli hale gelmesi,
özellikle yeni borç ile eski borçların kapatılmaya çalışılması vb sebeplerle kişiler sürekli
olarak yeni borçlar altına girmektedirler. Borçlar ise çığ gibi büyümektedir. Bu durum
sadece kredilerde değil, kefaletlerde de söz konusu olmaktadır. İnsanlar birbirlerine fazla
güvenmeleri sonucunda ya da belirli bir çıkar karşılığında önüne gelen herkese kefil
olabilir durumdadırlar. Durum böyle olunca, kredilerin hatalı kullanımı sonucu tamamen
üzücü sonuçlara yol açmaktadır. Yıkılan yuvalar, terk eden eşler… Bu sebeple, kullanılan
kredilerde eşin sorumluluğunu kısaca aktarmak isteriz:
Doğru ürünün, bankadan, doğru zamanda ve doğru ihtiyaçlar için alınıp kullanılması;
bunun sonucunda ödemelerin de düzenli olması neticesiyle kişiler mutlu olurlar, o anki
nakit ihtiyaçlarını rahatlıkla karşılarlar, bir sonraki ihtiyaçları için de ödemelerini düzenli
yaparak kredi puanını yüksek tutmaları sonucunda kolaylıkla kredi alabilirler. Peki
bankadan alınan kredi eğer doğru kullanılmazsa ya da doğru kullanılır da ödemeleri
düzenli yapılmazsa?
Kişiler, aylık ödeyebilecekleri kadar borç yükü altına girerlerse sıkıntı yaşanmayacağı
aşikardır. Özellikle kredi kartlarının zor durumlarda hayat kurtarıcısı olduğu da net bir
gerçektir. Krediler doğru kullanıldığı ve ödemeleri düzenli gerçekleştirildiği sürece
bankalarla sorun yaşanmayacağı bilinmelidir. Kısacası bireyler, aylık gelirleri ile doğru
orantılı olarak borçlanmalıdırlar. Aylık yapılması gereken toplam ödeme tutarı, aylık
gelirinize eşit ya da üzerinde olmamalıdır. Böyle olmazsa bankalarla sorun yaşanmaya
başlanır. Sorun ne zaman yaşanır? Ödemeler aksamaya başladığında, hiç ödeme
yapılmadığında ve konu avukata ya da icra müdürlüğüne intikal ettiğinde sorun yaşanır.
Evli kişiler, kredi ürünlerini kullanırlarken eşleri ile haberleşmelidirler. Çünkü çok sayıda
ve yüksek ödemeli kullanılan kredili ürünlerin ödemelerinde olur da sıkıntı yaşanırsa, eşler
arasında da büyük sorunlar çıkabilmektedir.
Eşlerin ayrılmaları yani boşanmaları halinde banka borçları konusunda biraz yorum
yapalım. Yüksek aile borçlanması neticesinde genellikle bu borçlardan bir an evvel
kurtulmak isteyen eşler, çözümü boşanmada bulmaktadırlar. Ancak, Medeni
kanunumuzun 2002 yılındaki değişikliğinden sonra başkaca mal rejimi seçilmemişse eğer,
eşler arasında otomatik olarak edinilmiş mallara katılma rejimi benimsenmektedir. Bu ne
demektir, evlendikten sonra ne alınırsa alınsın, ya da alınan şey hangi eşin üzerine olursa
olsun, ayrılırken ortak paylaşılır, yarı yarıya bölünür anlamındadır. Bunun tek istisnası,
kişiye ailesinden kalan mirastır. Miras, kesinlikle eşler arasındaki ortak paylaşıma konu
olmamaktadır. Ancak, bu miras sonucunda bir gelir elde ediyorsanız eğer, bunu eşinizle
ayrılırken paylaşacaksınız anlamındadır.
Eşinizin borçları ile birlikte evliliğinize devam ediyorsanız, bu borçlar sebebiyle sorunlu
tutulmazsınız. Yani örneğin maaş hesabınıza herhangi haciz işlemi vs yapılamaz ya da
size ait olan taşınır ya da taşınmaz malların durumunu etkilemez. Ama eşinizle ayrılmanız
durumunda, nasıl ki mallarda olan ortaklık gideriliyorsa, borçlardaki ortaklıklar da giderilir.
Yani nasıl ki edinmiş olduğunuz malları paylaşıyorsanız, sahip olduğunuz borçları da
paylaşmak durumundasınızdır. Ama ilave olarak belirtelim. Edinilmiş mallara katılma

rejimi dışında başka bir rejimi belirlemişseniz, yani bir evlilik sözleşmesi yapmışsanız, bu

durumda da borçlar üzerindeki payınız sözleşmedeki kadar olacaktır. Evlilik sözleşmesi bu
aşamada güvenli ve gerekli bir unsurdur.

En Çok Ne Kadar Kredi Alabilirim

Bazı zamanlarda paraya diğer zamanlardan daha çok ihtiyaç duyarız. Bunun bir çok sebebi olmakla
birlikte erteleyemeyiz de… Ailemiz, akrabalarımız, arkadaşlarımız bir çok kişiden bu ihtiyaçların
karşılanması konusu da dahil olmak üzere küçük tutarlarda bile para isteyemeyiz çoğu zaman. İşimiz
bankalara kalmıştır yani…
İşimiz bankalara kalmışken, kendimizi tabi ki maksimum düzeyde finanse etmek istemekteyiz. Deriz
ki, bugün bu ihtiyacımı karşılayayım, nasılsa bankaya taksit taksit öderim. Bu yaklaşım kişiler açısından
doğru bir yaklaşım olmakla birlikte, sadece bunu nasıl yapacağımız konusunda zorlanırız. Bankalar,
bizlere finans sağlamadan önce, para verecekleri kişileri yakından tanımak isterler, ekonomik
güçlerimizi test ederler. Bu sorgulamalar için çeşitli kriterler bulunmaktadır. Örneğin, geçmiş ödeme
performansımız en büyük göstergedir. Geçmişte gerçekleştirdiğimiz ödemeler bizim geri ödeme
alışkanlığımızı sergilemekle birlikte, KKB puanımızın temelini oluşturmaktadır. Kredi puanımızın
yüksek olması bizi, bankaların gözünde değerli bir müşteri kılmaktadır. Ayrıca, bankalardan talep
edecek olduğumuz kredi limitinin diğer belirleyicisi de aylık gelir düzeyimizdir. Gelir düzeyimizin
yüksek olması önemli olmakla birlikte, kredi yoğunluğu içinde boğulmamız da ayrıca negatif etkendir.
Yani, gelirimiz ne kadar yüksek olursa olsun eğer ki aylık ödemelerimizden sonra elimizde kalan net
rakam yüksek değilse, bu durum kredi alabilirliğimizi olumsuz etkileyecektir. Aylık giderimize göre
bankaların talep ettiğimiz kredi rakamını değiştirme hakları da mevcuttur. Yani talep ettiğimiz limitten
daha az limitli bir kredi onaylanabilir.
Aylık gelirimizin yanı sıra beyan edecek olduğumuz herhangi ek gelirlerimiz, aylık düzenli gelirimizi
artıracaktır. Örneğin mevcut olan kira geliri, kredi limitinizin artması konusunda büyük destek
sağlayacaktır. Tabi bunun için kira kontratınızı ve tapunuzu da bankaya beyan etmek durumundasınız.
Kredi talep ederken kefil varsa kredi onaylanır gibi yanlış bir yaklaşım söz konusudur. Kefilin varlığı,
aylık ödeme gücünüzü değiştirmeyeceğinden kredinin onaylanmasında sadece teminat konusunda
bankalara güvence sağlamaktadır. Düzgün bir kefilin teminat gösterilmesi, kredinin onaylanması
konusunda pozitif etki yaratacaktır.
Bilindiği gibi, bir kredi rakamını 12 ay vadede talep ederseniz, gelirinizle orantılı olarak belki
onaylanmayabilirken, aynı rakamı 36 ay ya da 48 ay gibi vadelerde talep etmiş olmanız halinde
krediniz onaylanacaktır. Altını çizeriz ki daha fazla rakamı konut kredisi olarak hatta 120 ay vadede
talep ederseniz belki de hiç zorluk çekmeden krediniz onaylanacaktır. Konut kredisinde kriterler daha
farklı olmakla birlikte çekilebilecek maksimum kredi tutarı alınacak olan evin değerinin %80 ine
kadardır. Ancak, konuya daha net bir nokta koymamız gerekirse; talep ettiğimiz kredinin aylık
ödemeleri, bizim aylık gelirimizin %60 ını geçmemelidir. Talep ettiğimiz kredinin minimum vadesini bu
hesaplamaya göre gerçekleştirebiliriz. Diğer bir açıdan bakarsak, bankadan alacak olduğumuz toplam
kredi rakamı, aylık toplam gelirimizin de 36 katını aşmamalıdır. Kredi notumuz da iyi ise eğer, bu
hesaplama bize iyi bir yol gösterici olacaktır.

Acil para lazım nerden bulabilirim

Bankalardan kredi kullanarak, henüz ödemeleri bitmeden yeniden kredi kullanan müşteriler, acil para ihtiyaçlarında yaptıkları kredi başvurularına kredi limitlerinin dolu olması sebebiyle bankalardan olumlu cevap alamamaktadırlar.

Bir çok kere bankalara başvurup kredi aldık, geri ödemelerimizi kafamıza göre gerçekleştirip düzensiz ödemelerde bulunduk. Yani, kredi limitimizi bilmeden çoktan doldurmuş olduk. Yaptığımız gecikmeli ödemelerle kredi notumuz zaman içinde düşmüş oldu. Düşen kredi notumuz sonucunda bankalar bize daha serin bakmaya başladılar ve başvurduğumuz krediler gün oldu onaylanmadı gün oldu talep ettiğimiz miktardan çok daha az olarak onaylandı ve hiçbir işimize yaramadı. Haliyle ekonomik çukur her geçen gün daha da büyüdü ve içinden çıkılamaz bir hal aldı.

Bankalardan gerekli likidi sağlayamadığımızda, başka alternatif yollar arayışı içine gireriz. Bankaya kefil getirirsem kredim çıkar mı, ipotek verirsem kredi onaylanır mı gibi alternatifler sunarız. Ancak, bankaların verecek olduğu red cevabını önleyemeyiz. Çünkü, geçmiş dönemler kredi notumuz, risk raporumuz berbat durumdadır.

Kredi notunun düşük oluşu sebebiyle bankalara başvuran kişiler, ipotek ve kefil teminatlarının her ikisini de bankaya sunarak kredi alma yollarını başarıya ulaştırabilirler. İpotekli kredi yolu, başvurulması gereken e n son yoldur ya da duruma göre ilk yol olmalıdır. İpotekli kredi bankalar açısından da krediyi kullanan kişiler açısından da çok güvenilir olmakla birlikte buradaki tek sorun, ipotekli kredinin kredi kullanıcısı tüketici açısından gerçekten maliyetli olmasıdır. En basit basraf kalemleriniz hızlıca geçersek; eksper masrafı, dask ve konut sigortası masrafı, ipotek harç bedeli, vb.

Bu kalemlerin hepsini kredi kullanıcısı müşteri yüklenmektedir.

Tüm bu teminat işlerini ayarladıktan sonra, ihtiyacınıza göre rakamı ve ihtiyacınız olan gün sayısını belirleyip bankadan ek hesap da dahil bir çok kredi türünden birisini talep edebilirsiniz. Burada uyarmak isterim ki, piyasada çok sayıda para fırsatçıları mevcuttur. Banka kredi vermedi tefeciye gideyim demeyin, krediyi alabilmenin yollarını arayın, eğer olmuyorsa kredinizi ve ihtiyaçlarınızı erteleyin. Her şeyin yasal ve hukuka uygun olması banka gibi aynı zamanda sizin de koruyucunuzdur.